Solingen katliamının 24. yılıDieHaber.Com

SON DAKİKA

Solingen katliamının 24. yılı

Bu haber 29 Mayıs 2017 - 18:44 'de eklendi ve 1 views kez görüntülendi.

Almanya’nın Solingen kentinde yaşayan Genç ailesinin evinde 1993’te tüm ülkeyi derinden sarsan bir facia yaşandığını, neonazi 4 genç tarafından evin kapısında tutuşturulan kağıtlardan yükselen alevler bütün ev yanmış, Genç ailesinin 3’ü çocuk 5 ferdi hayatını kaybetmişti.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve  AK Parti  İstanbul  Milletvekili  Mustafa Yeneroğlu, 29 Mayıs 1993’te 5 kişinin hayatını kaybettiği Solingen katliamında aile fertlerini ve evlatlarını kaybeden Mevlüde Genç’in barış ve sükuneti tavsiye eden tutumu karşısında en büyük görevin, Almanya’da ırkçılıkla etkin bir şekilde mücadele etmek olacağını belirtti.

5 kişi hayatını kaybetti

Yeneroğlu, 29 Mayıs 1993’te 5 kişinin hayatını kaybettiği  Solingen katliamına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada,  Almanya’da Türklere uygulanan ırkçılığı eleştirdi. Almanya’da yaşanan bu felaketin sadece Türkleri değil, tüm toplumu ayağa kaldırdığını vurgulayan Yeneroğlu, şunları kaydetti:
“16 ve 23 yaşları arasındaki 4 failin işlediği bu suç, sadece ülkedeki Türkleri değil, tüm toplumu ayağa kaldırdı. Alman makamları o dönemde başta Genç ailesi ve ülkedeki tüm azınlıkların yaralarını sarmak için pek çok adım attı. 5 kişiye mezar olan o ev, utanç müzesine dönüştürüldü. Genç ailesine destek sunuldu, şehirdeki bazı yerlere hayatını kaybeden aile bireylerinin adı verildi. Genç ailesi, yaşadığı acıyı intikama dönüştürmedi. Bu dayanışma maalesef Türk toplumunun yaşadığı derin endişeyi dindirmedi. Tüm yaşadıklarına rağmen Genç ailesi yüce gönüllülük göstererek intikam çağrısı yapmadı, örnek bir tutum sergiledi ve birleştirici mesajlar verdi. Olayda kızlarını, torunlarını ve yeğenini toprağa veren Mevlüde anne, facianın 20. yılında ‘Burası bizim de vatanımız, sevgi insanı yaşatır, nefret öldürür. Hepimizi Allah yarattı.’ şeklinde konuşmuştu.”
Alman hükümetinin ülkesinde yaşayan yabancıların yaşamlarını koruma altına alma sorumluluğunu üstelenmesi gerektiğine dikkati çeken Yeneroğlu, “Almanya’da sadece ‘yabancı’ veya ‘Müslüman’ olduğu için saldırıya hedef olabileceği endişesi taşıyanları rahatlatmak, tüm Alman makamlarının görevi olmalıdır. Bu felaketin yaşandığı  Solingen şehrinde dahi AfD’nin yüzde 8 gibi bir oy alabilmiş olması, hala insanların etnik kökenleri, dini inançları üzerinden düşmanlaştırıcı söylemlerle oy toplanabiliyor olması kabul edilebilir bir durum değildir.  Solingen faciasında ve NSU cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin ruhlarını teskin etmek, her şeyini geride bırakarak terör ve savaştan kaçan masum insanlardaki endişeleri bertaraf etmek adına siyasilere düşen, AfD ve türevlerinin kışkırtmalarına hiçbir şekilde meyletmemeleridir.”