Türkiye’nin en ünlü akademisyenlerinden ve psikologlarından Prof. Dr. Üstün Dökmen, Frankfurt’ta konferans verdi.
İnsanlar arasında sağlıklı iletişim, stres yönetimi, çocukla iletişim, yaşama sevincine ulaşma ve en olumsuz koşullarda bile umutsuzluğa kapılmama gibi konuları ele alan Prof. Dr. Üstün Dökmen’in “Yaşamak Yaşatmak” isimli konferansı yaklaşık olarak iki buçuk saat sürdü.
Yoğun katılımın gerçekleştiği konferansa çok sayıda vatandaşımız, sivil toplum üyeleri ve kuruluş katılınca 200 kişilik salon tıklım tıklım doldu.
Kendine has espirilerle anlattı
Frankfurt ve çevresindeki Türklerin büyük ilgi gösterdiği konferansta, günlük hayatta yaşananlara, nazari dikkate alınmayan ama davranışlarımızı etkileyen durumlara dikkat çekerek esprili bir yaklaşımla düşündürücü örneklerle süsleyen Prof. Dr. Üstün Dökmen kendine has üslubuyla sunduğu konferansta izleyicilere hayatları boyunca uygulama fırsatı bulabilecekleri bilgiler verdi.
Evlilikten başlayarak karı koca ilişkisi, anne-çocuk ilişkisi, mutluluk, bağlılık, yılgınlık, yılmazlık, yaşam tadını çıkarmak, çocuk psikolojisi konusuna değinen ve günlük yaşamdan örnekler sunan Prof. Dr. Üstün Dökmen, ”İnsanın sürekli mutlu olması mümkün değildir. Her durumda mutlu olmak yerine güçlü olmak da gerekir. Kaç yaşınızda olduğunuz değil, kendinizi nasıl hissettiğiniz önemlidir. Mutlu olmak için yaşama farklı açılardan da bakmalıyız. Empati çok önemlidir. Birbirimizi anlamak için önce iyi dinlemeliyiz. Çocuklarımızı da çok iyi dinlemek zorundayız. Öfke ve stresin üstesinden gelmeliyiz. Mutluluk için üretmek de çok önemlidir. Üretmeden mutluluk olmaz” dedi.
Frankfurt’a beşinci kez geldi
Frankfurt’a konferans vermek için beşinci kez geldiğini vurgulayıp konferansa gösterilen ilginin büyük olmasına çok memnun olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dökmen, konferansta Türklerin yüzde yetmişinini ilgilendiren konular olduğunu, ancak bölgeye ve ülkeye özgü konuları da dile getirdiğini belirtti.
Eğlenceli anlatım
Psikolog Prof. Dr. Üstün Dökmen eğlenceli anlatım üslubuyla sürdürdüğü konferansta, “Tam iki buçuk saat konuştum ve bu kadar insan iki buçuk saat boyunca kitabi bilgileri ciddi bir anlatımda dinlemez. Grafikler, tablolar göstersem, teorik bilgiler versem kimse izleyemez. Bu süre ancak yarım saat ya da 45 dakika olur. Anlatılanların izleyenlerin zihninde daha iyi bir yer bırakabilmesi için bunun bir şekilde teatral anlatılması gerekir” dedi. Konferansın sonunda Türk Alman Kulübü Başkanı Yadel Oktay Coşkun ve yöneticilerden Dr. Tülin Arşitci Prof. Dr. Üstün Dökmen’e teşekkür ederek plaket ve hediye paketi takdim ettiler. İsa DEVEÇEKEN/ FRANKFURT
