MERKEZİ Giessen’de bulunan Türk Alman Sağlık Vakfı ( TASV) Hessen Eyaleti Enerji Bakanlığı ile işbirliği kapsamında, enerji tasarrufunun öneminin kavranması için başlattığı çalışmalarını sürdürüyor.
TASV bu kapsamda Wetzlar Ditib Merkez Camii’nde aralarında din görevlisi Osman Sarıkaya’nın da bulunduğu cami cemaati ve ailelerine eğitim verdi. Seminerde enerji tasarrufunun önemine değinilerek tasarruf alışkanlığının küçük yaşlarda edinildiğine işaret edildi.
Tasarruf yapmanın önemi Türk Alman Sağlık Vakfı (TASV) Genel Müdürü Ayla Gediz’in konukları selamladığı açış konuşmasında, ”Dünya üzerindeki kaynakları tasarruflu kullanarak bizden sonra gelecek nesillere daha güzel dünya bırakabiliriz. Onlara da tasarruflu olmanın önemini aşıladığımız zaman aynı şekilde düşüncelere sahip olurlar. Enerji kullanımı değerli olduğundan dolayı dünyamıza sahip çıkmalıyız. Bugün biz güzel bir dünya istiyorsak, onlarda bizden aynı şekilde isteyeceğinden dolayı dikkatli olunmalıdır.” diyerek enerji tasarrufunun önemine dikkat çekti.
Niçin Enerji Tasarrufu
TASV Enerji Tasarrufu Uzmanı İsa Deveçeken enerjinin neden tasarruflu kullanması gerektiği, başta camide olmak üzere evde, işyerlerinde basit yöntemlerle nasıl enerji tasarrufu yapılabileceğini anlattı, küçük dikkatlerle ailelerinin elektrik faturalarında yüzde 20 ila yüzde 30’a tasarrufa giderek nasıl daha az para ödeyeceklerini örneklerle gösterdi.
Tasarruf için ilk olarak enerji kaybının nerden olduğunu tespit etmek” gerekir diyerek bilinçli davranılması durumunda enerji masraflarının yarıya indirebileceğini hatta yüzde 80’lere çıkarılabileceğini örneklerle anlatan Enerji Tasarrufu Uzmanı İsa Deveçeken, “Türkler evlerinde kaloriferi birden sonuna kadar açıyor, beşe getiriyor. Bu durumda sıcaklık 28 dereceye kadar çıkıyor. Daha sonra da oda sıcak oldu diyerek camları yarım veya bazen de tam açıyorlar. Bu davranış enerji masraflarını katlıyor. Soğuk havalarda kaloriferler asla sonuna kadar açılmasın, belirli bir noktada tutulsun” diyerek oda sıcaklığının da genel olarak düşürülebileceğini söyledi.
Enerjinin yüzde 78’inin kalorifer tesisatı için, yüzde 11’inin ise sıcak su için, geriye kalan kısmının da elektrik ve mutfak ihtiyaçları için harcandığına dikkat çeken İsa Deveçeken, “Yani toplam olarak kalorifer ve sıcak suyu düşünecek olursak, enerji kaybımızın oranı yüzde 90’lara çıkıyor. Örneğin bir duş için normal olarak 40 litre sıcak suya ihtiyacımız varken, küvette ise bu rakam kişi başına 160 litreye çıkıyor. Bu da dört kişinin duş alması anlamına geliyor” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:” Enerji kaynakları tükenebilir, gelecek için şimdiden önlem alınması gerekiyor. Enerji kaynaklarını korumak ve gelecek nesillere aktarmak herkesin görevi olmalıdır” dedi.
Wetzlar Ditib Merkez Camii Başkanı Cihat Kılıç, “Bir Türk vatandaşı olarak birikimimizi ve bilinçli enerji kullanımını çocuklarımıza aktarmak bizim en önemli sorumluluğumuz. Amacımız, genç nesillerimize, çocuklarımıza enerji tasarrufunu erken yaşlarda aşılayabilmek. Ayrıca dünyanın bir çok yerinde enerji kaynakları çevreyi kirletiyor, enerji üretmenin ekolojik etkileri kaygılandırıyor” dedi.

Mehmet Şaşmaz
Eğitim yine eğitim
Etkinliğin ikinci bölümünde Türk çocuklarının eğitim sorunları konuluşuldu. Almanya’da yaşayan Türk çocuklarının eğitimde başarısız olmalarının iki ana nedeni olduğunu söyleyen Lahn-Dill Bölgesi’nde Türkçe Anadili Öğretmenliği yapan Mehmet Şaşmaz “Bunlar anne ve babanın düşük eğitim seviyesi ve yeterli Almanca bilmemeleri ile çocuklarının eğitimine önem vermemeleri. Ayrıca çocuklarımızın yeterli Almanca bilmeleri için mümkün olan en erken zamanda kreşe gitmeye başlamaları gerekir. Türk aileler çocuğu okula gönderiyoruz, eğitmek sadece öğretmenin görevidir yanılgısı içerisinde olduğu için de hata yapıyorlar. Velilerin çocuklarının öğretmenleri ile istişare yapmaları şart. Özellikle tatillerde okul idaresinden izin almadan önceden izine gitmemeleri gerekiyor. Zira sınırlarda pasaport kontrolü yapılır tespit edilirse büyük cezalar alabilirler. Türk Veliler okuldaki toplantılara katılıp çocuklarının durumunu sormalılar, okul gezilerine çocuklarını mutlaka göndermeliler. İslam Din Dersleri ise konuyu iyi bilen hocalar tarafından verilmeli ” dedi.
Ana diline önem veriniz
Türk öğrencilerinin karşılaştıkları zorlukları açıklayarak velilere çocuklarının eğitimine önem vermelerini isteyen Öğretmen Şaşmaz Türk ailelere çocuklarına mutlaka güzel bir şekilde Türkçe öğretmelerini salık verirken “Hessen Eyaleti’nde 1999 yılı sonrası eğitim müfredatında Türkçe dersleri unutturulmak istenilmektedir. Derslere ilgiyi azaltmak için notların şimdi karnede yer alması engellendi. Çocuklarınıza ana dilini unutturmamak ve Almancayı mükemmel bir şekilde öğretmek sizin görevinizdir. Ana dilini iyi bilen diğer dilleri daha kolayca konuşur ve daha başarılı olur” dedi ve “Başarının sırrı eğitim, eğitim ve yine eğitimdir”diye konuşmasını tamamladı.