Dijital ortam çok önemli bir aşamadan geçiyor. Artık sadece online işlemlerin yapıldığı bir alan olmaktan çıkıp güvene dayalı ilişkilerin kurulduğu bir ortama dönüşüyor.

Çevrimiçi ortamda güvene dayalı ilişkilerin gelişmesi, ortamın güvenli ve sorunsuz şekilde işlemesi açısından son derece önemli. Dünyanın lider bilgi hizmetleri şirketi Experian tarafından her sene yayınlanan ve bu sene 21 ülkede 10.000’den fazla tüketici ve 1.000’den fazla şirket ile görüşülerek hazırlanan Uluslararası Dolandırıcılık Raporu, şirketlerin en önemli önceliklerinden birinin müşterilerine hızlı ve sorunsuz bir dijital deneyim sunmak, bir diğerinin ise dolandırıcılığı önlemek olduğunu ve dünyanın her yerindeki tüketicilerin bunun gerçekleşebilmesini sağlamak için kişisel verilerini paylaşmaya istekli olduğunu gösteriyor.

Rapora göre, tüketicilerin yüzde 74’ü için çevrimiçi deneyimlerinde en önemli unsur güvenlik. Kolay ve sorunsuz bir deneyim ise güvenlikten sonra ikinci sırada geliyor. Geçmişte şirketler bu unsurlardan birinden vazgeçmek pahasına diğerine yatırım yapıyorlardı, oysa günümüzde tüketiciler her ikisinin de aynı anda sunulmasını bekliyor. Hatta rapor, tüketicilerin %70’inin özellikle daha fazla güvenlik ve deneyim kolaylığı gibi bir fayda gördüklerinde, daha fazla kişisel veriyi paylaşmaya istekli olduklarını ortaya koydu.

Çevrimiçi ortamda daha fazla güven sağlamak için birçok şirket, kişisel bilgileri nasıl kullandıklarını müşterilerle proaktif olarak paylaşıyor. Rapor, tüketicilerin yaklaşık yüzde 80’inin bir şirket kendi bilgilerini kullanma konusunda ne kadar şeffaf olursa, o şirkete o kadar fazla güven duyduklarını gösterdi. Şirketlerin yüzde 56’sı, tüketicilerin eğitimi, koşulları net şekilde ifade etme ve tüketicilerin kişisel verilerini kontrol etmelerine yardımcı olma gibi şeffaflıktan ilham alan programlara daha fazla yatırım yapmayı planlıyor.

Araştırma için Experian, 21 ülkede 10.000’den fazla tüketici ve 1.000’den fazla şirket ile görüştü. Her yıl hazırlanan dolandırıcılık raporunun üçüncü yılında elde edilen ek bulgular şu şekilde:

• Şirketlerin yüzde 55’i, özellikle hesap açma ve hesap ele geçirme saldırılarından kaynaklı dolandırıcılık zararlarında son 12 ay içinde artış olduğunu belirtti.

• Dünya genelinde her 5 tüketicinin 2’sinden fazlası, yaşamlarının bir evresinde çevrimiçi ortamda bir dolandırıcılık olayı yaşamış.

• Dünya genelinde şirketlerin üçte ikisinden fazlası bu yıl dolandırıcılık endişesinin arttığını belirtti.

• Dünya genelinde tüketicilerin yüzde 60’ı kişisel bilgilerini bankalar ve şirketlerle çevrimiçi ortamda paylaşmanın risklerinin farkında.

• Tüketicilerin yüzde 90’ı, şirketlerin kişisel bilgilerini topladığını, sakladığını ve kullandığını biliyor.

• Bankalar ve sigorta şirketleri, tüm bölgelerde tüketicilerin en çok güvendiği kuruluşlar. Çevrimiçi perakende satış siteleri ve sosyal medya siteleri güven konusunda büyük ölçüde geride kalıyor.

• Her 10 tüketiciden yaklaşık 9’u bireysel bankacılığın en önemli çevrimiçi faaliyeti olduğunu belirtti.

• Şirketlerin en yaygın kullandıkları kimlik doğrulama yöntemleri şifreler, pin kodları ve güvenlik soruları; bunları doküman doğrulama, biyometrik tanımlama ve CAPTCHA izliyor.

• Şirketlerin yüzde 75’i genel veri koruma yönetmeliği (GDPR) veya benzeri yerelyönetmeliklere uyum göstermek için adımlar atıyor.